24 Eylül 2011 Cumartesi

Herşey aşk değildir


Bazen ölümüne sıkılır, herşeyden vazgeçip, gözünü hiç birşey görmez.işte o anda bu parçayı dinleyip kendime geliyorum.

23 Eylül 2011 Cuma

YINE YOKSUN DİYE DÜŞMANIM HER GÜNE

Kendimi hala tanımış değilim, hala oturtturamadım zihnime benliğimi.Nasıl bir yerdeyim ? Kimlerle birlikteyim, kimler yanımda, kimleri yanımda hissediyorum diye oturup saatlerce düşündüğüm oluyor.Tanıdığım zannettiğim insanlar için üzülmek yerine artık kendimi tanıyamadım için üzülüyorum.

BIR SORUN VARSA HALLEDİRİZ KOÇUM

Büyüklerimiz herşeyi çok iyi biliyorlar'mış'.Haklarını yemek istemiyorum ama konuyu bir bütün değil de bazı kısımlar bölümünü biliyorlar.Zaten onu da yaşadıkları tecrübeyle ifade ediyorlar.Hepsi bu.

En çok can sıkan konu nedir hayatınız da? Benim en büyük sıkıntım hayatıma engeller konulması.Özellikle de başkalarının yaptığı kötü şeyler yüzünden benim de etkilenmem.Aslında bunların hepsi kocaman bir güven sorunu.Ne yaparsak yapalım 4 4'lük te olsak yaranamıyoruz.Peki gerçek sorun kimde : biz gençlerde mi yoksa eski günlerde kalan anne babalarda mı?

Gerçek şu ki biz suçluyuz,isteklerimizi küçük yaşta yaşamak istememiz,önümüze çıkacak engelleri göremeyecek konumda olmamız.Hangi anne baba ister ki çocukları üzerinde görünmez bir tasma ile yaşamasını? Olması gerek de budur her anne baba böyle yapmazsa çocuklar çocukluklarından çıkar gençlik dönemlerinde piç olup ortaya çıkar.Bu 'PİÇ'leşme konusun da artık bir şeyler yapmalı...

Lise dönemi herkes için sorunlu bir dönemdir.Her baba evladının harcı değildir öyle elini kolunu sallayarak bitirmek.Eli sikinde bitirenleri de tebrik etmek lazım.Şayet benim lise de neler çektiğimi bir ailem bir de Allah biliyor.Lise de olgunlaşmanın yarısını tamamlayan ergen dediğimiz 14-17 yaş arası gençlerimiz üniversiteye gelince 40 yaşındaymış gibi davranmaları gerçek bir mutasyon örneğidir.Çünkü yeni ortam, kendini gösterme çabası ve bir de o üniversite de ülkücü abileri varsa kesinlikle o kişi artık yetişkin bir birey.(Bir hususu unutuyorlar ki baba parasıyla geçindiklerini ve eli bir ekmek tutmadığı sürece adam olamayacaklarını.)


Yukarıda ki fotoğraf her ne kadar gerçekci olmasa da bir çok acı durumu özetler gibi.Lise yılların da başlanan atarlı davranma ilk başta kavgalarda el kol hareketleriyle,yıllar geçtikçe büyüdükçe silah,kesici alet vb.. malzemelerle devam eder. Aileler oğlum&kızım okuyor zanneder ama bilmezler ki asıl amaç okumak değil GÖT GEZDİRMEK olduğunu.

Belki de ülkemiz bu yüzünden hala bu yüzyılda kalkınamıyorum.Bizim gibi rezil bir genç nüfusun, nefretle okuyan bu nefretini de dışarı da hatta dışarı bile değil artık rahatça okulun içinde gösteren bir nesiliz artık.

Ya peki apaçi dediğimiz bölüm, herkesin dışladığı, suçlu gibi görünen gençlerimiz ne olacak ? Neden onlar için bir şey yapılmıyor? Neden hep göz ardı ediliyor, neden eli ayağı tuttuğu halde bir halta yaramıyorlar ?


Bu kardeşimizin derdi ne? Böyle birşey yapınca sevgilisi ona ' nolur yapma ölürüm yolların da ' mı diyecek ? Hiç zannetmiyorum.. Özürlü kavramı artık geniş bir bakış açısı ele alınarak bakılmalı.Çünkü özürlülük sadece beden veya zeka olarak kısıtlanmamalıdır.Insanın yaşadığı herşey özürlülüğü itebilir.Özürlülüğü bu durum da kısıtmalardan doğan yada aşırı serbestlikten benliğini kaybetmesi diyebilirim üzülerek.

Ve en üzücü nokta askere gidene kadar bu insanlara bir müdahele yapılmaması.Genel bir bakış açısı ' Askere gitsin adam olur, geri döner ' ifadesidir. Yani bu ne demek çokta umrumda ne bok yerse yesin.Hani sizin gençlik anlayışınız ? Hani nerde Türklerin yardımseverliği ? Yardımseverlik sadece fakir fukaraya 1-2 lira verip vicdan rahatlaması değildir. Her ülke kendi vatandaşını iyi kötü ayırt etmeden kucak açıyorsa , biz de o kadar dışlıyoruz. En büyük hatamız burda. Eminim ki onlar da farkında ne kadar büyük bir boşluğun için de olduklarını. Ülkem bunlar yüzünden kalkınmıyor falan derseniz, ayna verebilirim her birinize asıl sorunun sizler(normal gibi görünen insanlar) olduğunu görmeniz için.

Jeffree is the best one in my life !


(http://tr.wikipedia.org/wiki/Jeffree_Star)



WHO WANTS TO FUCK ME (Kızılderili inancına göre bir şeye yahut bir kişiye sahip olmak diye bir şey yokmuş,herşey ve herkes bize sadece eşlik ediyor... bu yolculukta bize eşlik edicek ne kadar çok insan hayatımıza sokarsak kardır. )

-Öncelikle ;


Beynim ve düşüncelerim iki'ye ayrılmış durumda bu söz sayesinde.Bu sözü okuduktan sonra 'hassiktir lan ordan nerde çokluk orda bokluk' dedim ama oturup düşününce yalnızlıkta iyi birşey değil.Konuya açıklık getirmek isterim ki her birimiz bu sanal dünya da kendimizi popüler zannederiz.Biri birşey yazdığı zaman hatta ondan küçücük bir ışık görsek götümüz tavan yapıyor,öncelikle bunu bir kabul edelim.Daha sonra da bir çok kişi senin üstüne düştüğünde bu kalabalıktan sıkılır ve kaçmak uzaklaşmak istersin.Işte bu tam bir şımarıklıktan başka hiç birşey değil.En kolay örnek ünlüler.Bkz: Demet akalın, ünlü olmasaydı acaba şuan ne yapardı, hangi işle uğraşırdı? En çok merak ettiğim de onu seven kaç kişi olurdu ? Yada Cem yılmaz,abi adam'ı sevmeyen bir insan görmedim daha.Onun da bir tornacı yada demirci olduğunu düşünelim.Amele dediğimiz insanlarla birlikte acaba kendini orda da bu kadar sevdirirmiydi.Yoksa her yaptığı hata göze batık dayak mı yerdi?


Ah zalim hayat vicdansız hayat ! Bazılarını süründürüyorsun, bazılarına da yürü ya kulum dedirttiriyorsun. Neyse sapmayalım konumuzdan. Herkesin ağzında bir yalnızlık, bir ölüm merakı, bir sevgili istediği.. Noluyoruzzz? iyi misiniz arkadaşlar ? Ananızın karnından sevgilinizle mi doğdunuz ? Nedir bu azgınlık, nedir bu sapkınlık ? Aynanın karşısına geçin ve titretin kendinizi. Olmadı sağ-sol kroşelerle kendinize gelin. Tek güzel olan şey kendine yetebilmektir bu dönemde. Her zaman sağ elini sol elinle avut.Başkalarının seni üzmesine izin verme. Hayat kötü kolla götü diye bir laf var, ne kadar doğru bir laf düşünsenize.Biliyoruz ki hayatımıza giren her bir kişi hayatımızdan bize pandik atarak çıkıyor.Gerçekten çok trajikomik birşey.Güvenemiyorsun lan kimseye.Güvendiğin 2-3 kişi.Gerisi hep boş insanlar,can sıkan pezevenkler.


Canlarım derim ki ben bu kızılderili amcalar hiç orta parmak yememiş hayatlarında yada hiç kazık yememiş dostları tarafından.Tarih 2011, 21.yy dayız. Kızılderililerde bu zaman da yaşasaydı kesinlikle bu sözü söyleyen atalarına küfür ederlerdi.Şuan benim yaptığım gibi.Neyse ki salonda oturan iranlı bir arkadaşım, ve 2 ev arkadaşım var. Gerisini sikerim zaten, Kıbrısta kimseye güven olmuyor.



Selam tatlım,benden hoşlandın mı?(Nerelerden düştüm ben bu internet yollarına? )

Artık kötü kadın yada kötü adam olmak eski Türk filmlerinde kalan birşey. Bu zamanlarda herkes iyi bir tek ben kötü durumundayız. Hayat sikenleri baş tacı, değer verenleri 'kullanmam,yan cebime koy ;) ' hesabı yapıyoruz.. Ama hiç düşündünüz mü ne ayağız biz ? Neyin kafasını yaşıyoruz milletçe ?

Internet orospuluğuna başladığım dönemler 2005 yazı, yer Erzincan. Çok acayip değil mi ? Lanet olsun ki internet kafe işleten bir abinin bana msn adresi almasıyla başlayan bir hikaye benimki de. Kim isterdi ki böyle olmasını.92 doğumlu bir çocuğun 2005te daha 13 yaşındayken internetle tanışması.6 sene de hayatımın içine sıçtı bu internet.Şimdi okuduğunuz da diyebilirsiniz 'kullanma internet çokta tın alla alla' tarzı birşey ama hangi uyuşturucu kullanıcı hangi eroin bağımlısı vazgeçmiş alışkanlıklarından da ben vazgeçeyim internetten?


Ah ah bu 6 sene de ne insanlar gördüm, bazıları oldukça şaşırttı, bazıları sonsuz hayatıma girdi. Bu zamana kadar en kötü diyebileceğim bir olay internetten sevgili yapmamdı.Benim neyime internetten sevgili ? Internetten sevgili mi olurmuş? Olmazmış.. çok sevsende gebersende onun için olmazmış anam.Ben bunu söyliyeyim de ister takın beni ister takmayın...Sonucu baya bir üzücü guzularım. Bunların içinde sapıklarda olabilir, zorla webcam açtırmak isteyen olabilir hatta bazıları kamerasını açtıktan sonra cinsiyet ayırmadan rahatça penisini gösterebilir hatta masturbasyon yaparak online boşalabilir.


Ilk olarak internette bir arkadaşlık sitesi(reklam yapıcam lan işte al bak 'yonja' )nde hesap aldım. Sanırım tarih yine 2005ti.Çok iyi seviyeli bir arkadaş ortamı vardı ama biz her zamanki gibi elimizdeki değerlerin içine çok güzel sıçabiliyoruz(bal dök yala).Apaçi dediğimiz tipler dolmaya başladı bir zaman,Emo'lar olsun,rocker,pop,arabesk,hatta ortaya karışık isteyenler bile vardı.Ona rağmen seviyordum yonja'yı.taa ki o lanet olası kas kasıl muhabetti gelene kadar.


Yonja da beğenerek takip ettiğim tek kişi vardı o da Selcan Saraç'tı. Hala takip ederim kendisini, yazdığı herşeyin harfi harfine katıldığım tek insan.( http://selcandy.tumblr.com ) Yani diyeceğim şu ki boş boş yazan yüzlerce insanın arasından sıyrılıp kendini gösteren dişi panter Selcan Saraç.


Yonja'dan sonra aynı sitede oturduğum bir arkadaşım ile netlog.com 'a üye olduk. Aman tanrım ne çok abaza vardı orda.Ezgi<3Aytuğ diye bir hesap açmıştık ve arkadaş sayımız 1 haftada 10.000'ni geçti.Sayısız mesajlar sayısız ekleme talepleri -.- sonunda ordan da ayrılığımız kullandığımız fotoğrafların fake hesaplarda görülmesinden kaynaklandı..


Ama diyorum ki iyi ki Twitter var abi.Seviyeli düzgün bir ortam.Belki de bunun nedeni bir zamanlar dil bölümünde Türkçe seçeneğinin olmamasıydı.Sonra hilal cebeci geldi apaçiler arttı orda da.Allahtan bunlar zararsız apaçiler ve isimleri değiştirilerek 'panpiş' oldu.Panpişlerin hepsi apaçi demiyorum yanlış anlaşılmasın seven sever hilal cebeciyi banane ama bizim milletimiz sevgisini o kadar içten gösteriyor ki bir zaman sonra bir yerlerde o sevgi sel olup gidiyor ve sonuç olarak onun da boku çıkıyor. Şuan 7.293 tweet'm var ama inanıyorum ki hiç birini boş yere ottan boktan işler için kullanmıyorum.Twitter da en çok ünlülere üzülüyorum.Çünkü Twitter da Erol köse var.Aman şimdi duymasın beni sarar bana Allah muhafaza(korktuğumdan değil ama sıçınca,içine döktükçe olay oluyor herif başarıyor bunu),kendi şahsi adıma konuşmak gerekirse Erol köse'nin ağzına düşmektense lağım çukurunun içine düşerim daha iyi.En azından kokudan ölürüm herhangi birşeyden.


Bir de Twitter da çok seksi günümüz var, cumaları gerçekleşiyor bu olay #ff günü ; çok sempatik çok tatlı yedikçe yiyesimizin geldiği bir gün..#ff açılımı Follow Friday, Türkçe mealini anlayın artık hep devletten olmuyor yani.Anlayacağınız millet cuma'ya gider namaz kılmaya bizde 2 tane daha #ff yapalım diye kendimizi öldürüyoruz.(Allah affetsini,Amin)


Twitter'n vazgeçilmezleri arasın da bir de Butgullum var.(http://www.eksisozluk.com/show.asp?t=butgullum) Kısa süre de herkesin dikkatini çeken ve kendini sevdiren bir ablamız.Sert ve küfürlü konuşması yeri geldiğinde gerçek bir abla anne şefkati verebilen bir ablamız(ağzını yidiğim ! ). Eğer ana kuzusuysan küfür nedir bilmiyorsan ablamızla tanışma.Zaten o da sana meraklı değil, uğraşamaz çocuk çolukla.Ablamızın bir de Twitter haricinde kendi internet sitesi var ( http://www.butgullum.com ). Sonuç olarak ablamız bizi kendisinden hiç mahrum bırakmıyor.


Aaaa diyeceksiniz belki de Facebook'tan hiç bahsetmedin diye. Facebook adreslerim çokca orospu oldu elimde.Şuan kullandığım adresten önceki adreslerimin sayısını hatırlamıyorum bile.Ama hiç biri sahte profiller değildi hepsi kendi gerçek adım soyadımda açılmış hesaplardı.


Facebook yerine göre beni mutlu eden yeri geldiğinde de ağzıma sıçan bir site.Orda da çok maceralar yaşadım yaşıyorum da. Bkz : Geçtiğimiz yaz insan eski sevgilinin fake hesabını bulup oradan poposunun fotoğraflarına bakabiliyorsa evet bu durum bayağı bir üzücü.Ama profilde Aytuğ'un x şahısla bir ilişkisi var yazsa dünya kimsenin umrun da olmaz herkes bakar keyfine.


Yatağında eşşek ölüsü gibi yatmış, kucağında laptop olan Istanbul aşığı biri olarak size sesleniyorum ki interneti bırakın,sigarayı bırakmayın ! (: